22 Temmuz 2011 Cuma

Fernando Muslera, Felipe Melo ve Transfere Bakış



Nick Hornby'ye göre futbolseverin yılı Ağustos'ta başlar, Mayıs'ta biter. Derdi sahadaki ile olanların çoğu için de azaptır aradaki dönem. Futboldan çok tabelanın, oyundan çok isimlerin, sayıların tartışmaların odak noktası olduğu Türkiye'de ise en heyecanlı dönem Mayıs-Eylül arası olmaya başladı son yıllarda. Transferin nereden, nasıl, ne zaman geleceği belli olmaz; 7/24 tutulan nöbetler, duyumcular, ikna edilemeyen futbolcu eşleri, taraftarlar arası bitmek bilmeyen bir sidik yarışı...

Peki bu denli kendimizi kaybettiğimiz transfer dönemlerinin asıl bakılması gereken yönleri nelerdir? Transferin kriteri nedir, nasıl olmalıdır, nelere dikkat edilmelidir? Oyuncuların ne vereceği sahaya çıkmadan belli olmaz ama izlediklerimiz üzerinden bir öngörüde bulunmanın bir sakıncası yok. Oturup kağıtlara onbirler dökeriz, oynamalarını dilediğimiz sisteme göre eksikleri dile getirir, tartışmalar yaparız. İş bu kadarla biter mi peki?

Simon Kuper ve Stefan Szymanski'nin yazdığı Türkçe'ye de çevrilen Soccernomics(Futbolun Şifreleri) kitabını okuyanlar hatırlayacaktır; transfer konusunda izlenmesi gereken yol ile ilgili oldukça sağlam temellendirilmiş ipuçları mevuttur bu kitapta. Henüz okumayanlara da bir an önce okumalarını öneririm.

"Taraftar muhasebeci değildir" önermenin bir tarafı. Önermenin bir başka tarafı ise "Taraftar müşteri değildir". Aynı futbol sadece futboldur/futbol değildir tartışması gibi oyunun içindeki bir başka sonsuz tartışma da taraftarın futboldaki rolü. Taraftarın rolü 20 sene öncesine göre ciddi bir evrim geçirmiş durumda. Gelinen noktada takımların en ciddi ekonomik kaynaklarının taraftarlar olduğunu söylemek zor değil. Mevcut durumda taraftarın kulübünün harcadığı paraya karışmaya, kafa yormaya hakkı var mıdır, yok mudur? Bu kişileri ilgilendirir elbette, ancak büyüyen rakamlarla ileri gitmesi gereken futbolun ülkede sürekli olarak daha geriye gitmesi bir çelişkiyi içinde barındırmıyor mu?

Pastanın giderek büyüdüğü futbol endüstrisine yatırım yapanlar sadece kara paralarını aklamak için mi giriyorlar bu piyasaya yoksa futbol ciddi bir kazanç kapısı haline mi dönüştü? Piyasanın ciddi şekilde bozulan dengesinin düzelmesi için ya da bu dengesizlikten zararsız çıkabilmek için yapılması gerekenler neler? Evet, Abramovich de ciddi paralar harcadı ancak 3-4 yıldır kendini çekip çevirmeye başlayan bir kulüp olmayı başardı Chelsea. Dahası altyapı yatırımlarından, scout sistemine kadar birçok işi birlikte yaparak bir büyük yaratmayı başardılar. Kısacası sadece oyuncuya para harcamadılar. Öte yandan gelirlerin giderek arttığı Türkiye'de oyunun sürekli olarak geriye gitmesi mevcut sistemin ciddi tutarsızlıklarının olduğunu göstermiyor mu? Başarı için iyi planlanmış bir takım kurgusu mu gerekli yoksa yıldız oyuncular mı?

Şimdi satır başları verdiğimiz hikayeyi biraz toparlayalım. Öncelikle Soccernomics'te verilen transfer kriterlerini paylaşarak başlayalım işe.

1.New managers waste money, ergo, limit their say in transfers.
2.Draw opinion from several people from different backgrounds.
3.Avoid stars of recent international tournaments.
4.Avoid certain nationalities (e.g. Brazilian, Dutch) as they are overpriced.
5.Buy players in their early twenties; older players are overvalued and youngsters aren’t fully developed.
6.Sell a player either before buyers see deterioration in his game or when a club offers more than he’s worth.
7.Replace your best players before selling.
8.Never buy strikers because they are overpriced; develop them instead.
9.Buy players with personal problems , then help them deal with their issues.
10.Help new players relocate.

Bu kriterleri uygulamayı başaran kulüpleri hemen herkes biliyor artık. İş Türkiye'ye geldiğinde ise nedense "bizde olmaz"dan öteye gidemiyoruz. Yukarıdaki kriterlerin önemli bir bölümünün ülkemizdeki kulüpler tarafından uygulanmadığını söylemek zor değil.

Taraftar tepkisiyle yön değiştiren kaleci transferinde tercih Fernando Muslera oldu. Net bir açıklama gelmemiş olsa da oyuncunun Lazio hakları için Lorik Cana'yı(bonservisi 4.8 milyon €), kalan hisseleri için de 6.750 milyon € verdiği gözüküyor Galatasaray'ın. Kısacası senelik 2 milyon € alacak Fernando Muslera'nın Galatasaray'a maliyeti 11.5 milyon €. Oturup Fernando Muslera'nın kalitesi ilgili geyik yapacak değilim; her kaleci gibi zaafları olsa da şu an için adı top class kaleciler ile anılan bir isim. Buradaki asıl mesele Galatasaray'ın bu paraya kaleci almasının doğru olup olmadığı.

Bugün açıklanan bir başka transfer Felipe Melo için Galatasaray Juventus'a 1.5 milyon € kiralama bedeli ödeyecek. 2 sene önce 25 milyon €'ya transfer yapmış bir oyuncu için normal bir ücret. İşin öteki yüzü ise Melo'nun senelik alacağı ücret; 3.3 milyon € garanti para ve maç başı 30 bin €. Muhtemel primler ile birlikte (takımın şampiyon olduğunu varsayalım) 5 milyon €'ya yakın bir maliyet.

Şimdi gelelim hikayenin taraftar kısmına. Şu an için bir kesim ben ve benim gibi düşünenleri transferin tadını çıkarmamakla, her şeye kulp takmakla eleştiriyor. Dönelim. 2000 senesinde kazanılan UEFA kupasının maliyeti nedir Galatasaray'a? 96-01 arası plansız yönetilen ve arkasında müthiş bir borç yükü bırakan yönetimin aradan geçen 10 yıla etkisi nedir? 2 sezon önce Şampiyonlar Ligi için oluşturulan birçok bölgesi eksik kadronun bir sonraki yıl neden küçülmeye gittiğini, neden Keita'nın yerine Pino'nun alındığını düşündünüz mü hiç?

Futbol bir takım oyunudur. Bir bütündür. 2008 senesinde bundan çok daha az paraya kurulan bir takımla şampiyon oldu Galatasaray. Son 3 sezonda bu tarz transfer harekatlarının sonunda her seferinde hüsran yaşayan takımları analiz etmek yerine hala isimleri konuşuyor olmamızda bir sıkıntı var. Ne kadar para harcarsanız harcayın, futbolun içerisinde başarısız olmak gibi bir seçenek de var. Peki, Temmuz ayı başında açıklanan Galatasaray'ın mali raporunun içeriği mevcut durumu kaldırabilecek düzeyde mi? 2012'de uygulanmaya başlayacak Financial Fair Play'den kaç kişinin haberi var?

Türkiye'de transferin yapılma şekli şudur; kulüplerin mevcut yönetimlerine yakın olan menajerler vardır ve menajerler üzerinden oyunculara gidilir. Birinci hata burada; eldeki futbolcu havuzu yetersiz. Bu da kulüplerin dar olanaklara yüksek paralar ödemesine neden oluyor. Örnek; Elano Blumer. Satılık listesindeki oyuncuya 7 milyon € bonservis ve senelik 3.250 milyon € ücret bağlayan Galatasaray oyuncudan neredeyse hiç verim almayı başaramazken, aylarca kurtulmanın yollarını aradı. Gelen ilk teklifte de oyuncuyu yolladı, hem de çok kötü gittiği bir sezonda. İkinci hata yıldız oyunculara yönelmek. Ligin şartları ve oynanan oyuna oyuncunun uygunluğu neredeyse hiç düşünülmüyor. Bundan normal bir şey yok, çünkü taraftar gazı ile çalışıyor yöneticiler. Futbol yönetimlerinin profesyonelleşmesinde bu kadar ısrarcı olmamızın sebebi budur. Üçüncü hata ise mevcut kadronun doğru analiz edilememesi. Sadece hücumcu, sadece savunmacı, sadece orta saha transferleri yapmak gibi. Homojen dağılmayan bir yabancı topluluğunun başarısızlık durumunda takıma getirdiği ise uzaklaşma; zira herkesten çok meslektaşları tartışacak bu ücretleri.

Kısacası hesaplarda ortaya çıkabilecek bir yanlışlık kupalardan men edilmeye, alt lige indirilemeye kadar gidecekken hassas dengeleri olan Galatasaray'ın daha ucuza daha yüksek verim alabileceği, geleceği de düşünebileceği tercihler piyasadayken bu ücretleri ödemesi sakıncalıdır. Özellikle de kadrosunda ciddi eksikleri varken. Futbol takımlarının ekonomik dinamikleri önemlidir; Galatasaray'ın kendi dinamikleri içerisinde bir maaş-bonservis baremi vardı ve bu sezon itibariyle kırılmış durumda. Kulüplerin hemen tamamı küçülmeye giderken gelirlerin önemli bir bölümünü oyuncu maaşlarına bağlamanın birkaç yıl içinde işler yolunda gitmezse Galatasaray'a getirebileceklerini kim, ne kadar biliyor? Peki taraftar işlerin kötü gitmesi durumunda bu oyunculara ilk nereden saldıracak? Taraftar mıyız, müşteri mi?

6 yorum:

Futbol_dergisi dedi ki...

Felipe Melo'ya o kadar para verilmemeliydi.Galiba Galatasaray'da şu ana kadar en çok yıllık ücret verilecek yabancı oyuncu olacak.Bence kiralık süresi bittiğinde alınmamalı çok şaşalı bir görüntü çizmedikçe.

Kerem dedi ki...

Öncelikle elinize sağlık.
Bazı kişiler bu maliyet hesabını yapmayı bile hakaret olarak kabul ediyor. Bana ne diyor. Takımda Mustafa Sarp varken Felipe Melo'ya nasıl hayır denilir diyor. Kimsenin hayır dediği yok, sadece bu gibi transferler yüzünden seneye Selçuk-Melo ikilisini gönderip Mustafa Sarp-Saidou ikilisi kalitesine inmek zorunda kaldığımızı bir türlü anlayamıyorlar. Ayrıca şampiyonluk için buna mecburuz diyenler rakiplerinde Mascherano, Xabi Alonso, Xavi gibi oyuncular olduğunu sanıyor sanırım. Rakiplerdeki oyuncuların kalitesi de belli. Yüksek maliyetli transferlere hiç gerek yok, ligimiz o kadar üst düzey bir lig değil zaten.

Biraz da cehalet mutluluktur meselesi. Günümüzü yaşayalım, seneye Allah Kerim mantığıyla yaklaşıyorlar.

Bu durumdan fazlasıyla rahatsızım. Kulübümün kimsenin kara para aklama merkezi olmasını istemiyorum. Bu transferleri kim yaptıysa da hesap vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Güiza transferinden farkı yok bu yapılanların.

Hatta Adnan Polat döneminde bile böyle bir rezil transfer politikası uygulanmadı. 5m'lik adamı sözleşmesi 1 sene kalmış kaleci için veriyorsunuz, üstüne de 6.75m başka bir yere ödüyorsunuz. Yuh yahu, ben hayatımda böyle bir rezalet görmedim. Adamın normal ederi zaten 5-6m, sözleşmesinin son senesinde hadi taş çatlasın 3-3,5m olur. Üstüne para almamız gerekirken 11.75m gibi mantık dışı, inanılmaz ve kesinlikle araştırılması gereken bir meblağ ortaya çıkmış.

Aziz Yıldırım-Alex-Lugano-Juan Figer arasındaki ilişki ağının bir benzeri Galatasaray için örülüyor sanki.

Musab deneyici dedi ki...

Diego capel bugün duydum 3.5 milyon a sporting e gitmiş .. Şimdi ben diyorum ki biz niye böyle transfer yapamıyoruz .. Capel denilen adam bu ligin çok üstünde bir isim .. Günü kurtarmak için alınmış melo.. Günü kurtarmak için neden bedava capdevilla yı almadık.. Yine menajer oyunlarına geliyoruz gibi geliyor bana... inşallah fazla uçmaz yönetim...

CWHT-E dedi ki...

melo'ya okadar para verilip bence getirilmemeliydi.
1.Biz sanirim Brezilya'lidan usanmadik yillarca
2.daha liglerin ne zaman baslayacagi belli degilken 1 yilligina kiralanan ve Mayis 31de donecek bir futbolcuya alacagi mac basi ucretle beraber 10m tl odemek cok buyuk zarardir.Takima katki saglar saglamaz bilemem ama suana kadar gelen hangi yabanci oyuncu kisa bir surede GSa yararli olmustur tartisilir.
3.Muslera icin olumsuz dusuncem kesinlikle yok.Futbolda omurgayi kurmak cok onemlidir.Bu kaleci-stoper-orta saha Ve forvetle olur.GSa uzun yillar kalesini koruycak adam alinmaliydi.yani arkasina donupte kale saglam ellerde mi demiycegi bi adam olmaliydi.CANA olayi bence suan cok gereksiz haberler donuyor.yok 4e gitti yok 5e gitti.Yonetimden bisi aciklanmadi belkide CANA daha pahaliya gitti.Asparagas haberlerle kesin konusmak cok yersiz

son soz olarak F.T israrla orta saha diretmesi Meloyu cok aciliyete getirmistir.Sorulmasi gereken sudur.GS TAKIMI gole gidememektedir.pozisyon bulamamaktadir.ortaya defansif melo alinmistir.Peki selcuk cidden cift yonlu bir orta sahamidir?yani ofansta selcuga cok is dusucek.eger altindan kalkamazsa takim pozisyon bulamaz.Suan da da israrla sag bek istiyor.Eboue.kaliteli adam amaa takimin sol ve stoper ihtiyacini FT goremiyor yada istemiyor.yarin ARDA tekrar sakatlansa sol acik yok.COK mu acildi orta saha diye sorarlar.ceyhun selcuk yekta culio ayhan(!) dururken hem bir brezilyali hem kiralik fazladan bir adama cokmu ihtiyac war diye sorarlar.MELOYU alirsin 4 yilligina dersin ki ozaman seneye avrupayida dusunuyor ee kiralik geliyor bu adam hadi tutmadi maya. ozaman yazik degilmi 10m lira.sirf turk ligi icin mi bu para!!

CWHT-E dedi ki...

bugn aklimi celen bisi buldum.yanlisim varsa duzeltin.Melo 30.05.2012e kadar kiralandi. Ama juventus la sozlesmesi 30.06.2012de bitiyor ve serbest.Yani bizden ayrildiktan 1 ay sonra serbest.Juventus akillica davranmaya calismis olabilir mi.Eger ki takima alisirsa piayasa kizistirmak icin "hemen 13e alin" diyemi anlasildi acaba.Egerki GS yonetimi Melonun kira anlasmasi bittikten 1 ay sonta serbest alma planini dusunduyse cidden helal olsun derim ozaman.Cunku kalkipta 13m alma gibi bi zorunluluk yok.Egerki Melo takima uyum saglarsa kendi istegiyle 1 ay bekleyip bedavaya GS a geelebilir.Arastirilmali bu konu.yanlisimda olabilir!

Can dedi ki...

Melo'nun sözleşmesi 2012'de bitmiyor. Sözleşmesi biten oyuncu için zaten satın alma opsiyonu konmaz. Kaldı ki 28 yaşını doldurduktan sonra kalan sözleşme bedelini oyuncu ödeyip serbest kalabilir. 2014'te bitiyor olması lazım sözleşmesinin.

Cana için asparagas haber yok; para girişi varsa KAP'a bildirim yapmak zorunda Galatasaray. Yapmazsa ceza yer. Lazio'ya satışın detaylarının açıklanacağı söylendi ama açıklanmadı. Buradaki hikaye son aşamaya kadar federatif hakların başka bir kulüpte olduğunun bilinmeyişi.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails