Aslında bunların hepsi Atletico Madrid'in Galatasaraylılaştırılmasının bir parçası. Büyük Madrid Projesi. Bu şekilde İspanya pazarına girecek Galatasaray orada kuracağı üs ile Avrupa'nın en önemli liglerinden birinin gelirlerine ortak olacak ve finansal problemlerinin üstesinden gelecek. Aysal'ın bu dahiyane fikri daha gelmeden söylediği "futboldan anlamam ama paradan anlarım" sözlerinin altında gizliydi aslında.
Her şey Hakan Şükür'ün spor bakanı olması ile başladı. Daha sonra Ünal Aysal başa geçti, Atletico Madrid'e malum teklifi yaptı ve dikkatleri üzerine çekti. Arda'nın gitmesi Avrupa futbolunun bir numaralı ismi Jorge Mendes'in fikriydi. Sembol bir isimdi, yetenekleriyle Madrid'de herkesi kendisine hayran bırakabilirdi. Kaptan Reyes oradan çıkarılamayınca, Arda planı devreye sokuldu. Gitmesi kesindi belki ama, Reyes gelmeyince plan hızlandırılmak zorundaydı.
Apar topar Madrid'e uçan Arda yavaş yavaş takıma uyum sağlamaya başlamıştı ama Reyes kıllanmıştı bir kere, pas vermiyordu. Ama baktı takım gol atamıyor, bu Arda da fena değil, el mahkum, el Turco. Yine de olaylardan habersiz kovulmamaya çalışan teknik direktör Manzano Arda'ya formayı verdi ve sahaya sürdü. Arda da durur mu, yaptı asistini, Diego'dan öpücüğü kaptı. Takımda bir kişiyi safına çekmeyi başarmıştı. Tribünler El Turco, spiker "Turam" diyordu. Bu daha başlangıçtı.
Hemen biraz sonra kaçırdığı gol üzerine kendini tutamayıp "puta" diye bağırdı. Vicente Calderon büyülenmişti. Bu her şeyin başlangıcı aslında.
Bundan sonra oynadığı futbolla tribünlerin kendisine tapmasını sağlayacak Arda, soyunma odasında da kutuplaşmanın temellerini atacak. Futbolcular her maçtan önce Hakan Şükür'ü arayıp ondan bol şans isteyecek. Gollerden sonra armayı öperek kazandığı sevginin verdiği güvenle içindeki Galatasaray forması ile gezecek tribünleri bir gün. Türkiye'deki arkadaşlara selam çakan pankartlar olacak tribünlerde. Bir süre sonra kaptanlık pazubandını Reyes'in elinden alacak olan Arda'nın lafından çıkmayacak kimse. Reyes'in "ya o ya ben" resti umursanmayacak ve tekmeyi yiyecek. Atletico birkaç Türk oyuncu daha alacak ve sevmedikleri yabancılara pas atmayacaklar. En sonunda Gil Marin bir maç esnasında kendini tutamayıp gömleğini yırtacak ve içindeki Galatasaray formasıyla dile gelip "içimdeki Fener aşkı bambaşka" diye tezahurata girecek. Kulübün ismi Atletico Cimbom olur herhalde. Başkanı Adnan Polat olmasın ama.
Aradığınız buzağı bu öküzün altında değildir. Try another one. (Kullandığım İngilizce phrase ile KOP tribününe selam ederim.)
0 yorum:
Yorum Gönder